| |||||||||||
| |||||||||||
|
| |||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
Ali Kırca'ya ömür boyu veto!
Yıl 1976... Ali Kırca ve Ayşenur Arslan dostken. Arslan'ın en beğendiği yayın yönetmeni, tahammül edemediği gazeteci, gelini olmasını istediği kadın yazar kim? ’Başa çıkması en zor yalan bir bölümü doğru olan yalandır. Yalanlarla bezenmiş bir doğrunun içindeyiz ya Allah herkese akıl versin.’’ 2 saatten fazla sohbet ettik… Söyleştik, dertleştik.. Aslında bu sözleri hayatının da hepimizin içinde yaşadığı hayatların da özeti gibiydi. Topluma sirayet etmiş, neredeyse tepeden tırnağa bütün kurumlara sızmış bir hastalığın, kafa karışıklıklarının; ötekileştirmelerin, paranoyaların, havada uçuşan iddiaların, ithamların özeti. Meslekte 35 yılını devirmiş bir duayen, bir usta, bir abla Ayşenur Arslan. Ana haber kuşağında izlediğimiz haber bültenlerinin kraliçesi. Bir zamanların Ali Kırcası’nın görünmeyen sesi, yüzü, eli, kolu, her şeyi…
Hani o ‘Mutfakta biri mi var’ der ya reklamda; işte o kişi… Haber mutfağında en leziz en besleyici yemekleri hazırlayıp süsleyip harikalar yaratan masayı donatan ama görünmeyen kahraman. 15 Kasım 1974’de TRT’den çıkmış yola. Sonra Nokta dergisi ve atv… Sonrası da var tabii ama orada durmak lazım. Ayşenur Arslan tam öyle söylemiyor ama hayatını atv’den önce ve sonra diye ayırsam bana kızmaz sanırım. ‘TRT’de öğrendim, Nokta’da geliştim, atv’de yaptım’ diyor. Ekliyor: ‘Gerisi iş.’ Atv’ye kadarı Ayşenur Arslan için keyifli dönem, kendisi diyor. Sonrasını da sayalım. Star, NTV, Vatan, Kanal D ve son durak CNN Türk. Mahalleyi soruyorum, eski mahallelerden bu yana neler değişti diyorum… ‘Mahalleyi bilmem de ben eski Ayşenur değilim. Çok değiştim. Çok yoruldum. Çok sıkıldım’ diyor.
Yıl 1971... Nişan fotoğrafı.. Bu yalnız, zarif, genç ve güzel kadın Ayşenur Arslan... Nişanlısı fotoğraf karesinden kesilip atılmış. 8 ay kadar sonra ayrıldığı bu evliliği hatırlamak bile istemiyor Ayşenur Arslan... Onun için mor yıllar o yıllar...
Pişmanlıkları, kalp kırıklıkları yormuş Arslan’ı. Yıllardır saklandığı gölgenin serinliğinden ortalığa çıkmaktan biraz rahatsız ama yine de mutlu. Çok değil 1 yıl öncesine kadar içini kıpır kıpır eden, adrenalininin tavan yaptığı ana habere dönmek mi bir daha asla diyor. CNN Türk’te hazırlayıp sunduğu Medya Mahallesi programı için de Mehmet Ali Birand’a biraz manidar minnetlerini gönderiyor: ‘Düşünüp sebep olanlardan Allah razı olsun.’ Tarih 1976… Üç silahsörler TRT Haber Merkezi’nden medya dünyasına adım atıyorlar. Kimler mi? Ayşenur Arslan, Ali Kırca ve Atilla Özsever. İşte Kırca ile Arslan’ın dostlukları o zaman filizleniyor. Ardından Nokta’da yollar ayrılıyor. Ve atv’de yeniden buluşuyorlar. Bu kadar derin dostluğun bıraktığı iz de derin oluyor; acısı da yarası da derin… Ayşenur Arslan bakın nasıl anlatıyor…
TRT Haber Merkezi'nin üç silahşörleri... Ali Kırca, Ayşenur Arslan ve Atilla Özsever... Eşlerle bir ev davetinde.. BENİM KIRCA’YA KIRGINLIĞIM TEK CÜMLEDE PATLADI Ali Kırca’yı Ali Kırca yapan kadın diye anıldınız. Ne oldu da küslük oldu? Ali Kırca’yı ben Ali Kırca yapmadım onda her zaman star ışığı vardı. Çok bilgili bir insandır, muazzam bir hafızası vardır. Ben onun sunduğu bülteni yaptım. Ona yakışacak bülteni yaptım. Onun ağzından çıkacak bülteni en az onun kadar hassasiyetle seçerek. Mevlana’dan çok sevdiğim bir aforizma vardır. Bir testiyi deryaya daldırsan ancak testi kadar su alır. Mistik olduğu kadar diyalektiktir de. Bir kişiyi allarsınız pullarsınız çok azlarına bir süre yutturabilirsiniz bir süre sonra yaldızlar dökülür sinemaların girişindeki kartonlar gibi olur. Benim Kırca’ya kırgınlığım aslında bir tek cümlede patladı. Bizleri bırakıp da atv’ye geri döndüğünde ki biz o istediği için ayrılmıştık ‘’Yuvama döndüm ve her zaman çalışmak istediğim arkadaşlarımla çalışacağım’’ demesindendi. ŞİMDİ ALİ KIRCA’YI İZLERKEN ÇOK ÜZÜLÜYORUM Hangi ekip vardı o zaman orada? İşte şu anda da çalıştığı ekip. Bu çocukça bir kırgınlık gibi gelecektir zaten çocukça bir adanmışlıktı profesyonellik değildi. Sadece Ali Kırca’ya değil, yaptığım işe adanmışlık. Bu kadar naif kendi adıma konuşayım salakça davranırsanız kırgınlığı da çocukça gelecektir. HANİ DERLER YA TEKNİĞİ İYİ AMA RUHU YOK ALİ DE ÖYLE Ben Kırca’yı izlerken çok üzülüyorum. Onun ağzından ona yakışmayacak cümleler duyuyorum. O bülten ona yakışmadı. Bir bülten hazırlanıyor Ali onu sunuyor. Hani derler ya popstar yarışmalarında tekniğin çok iyi ama ruhunu katarak söylemiyorsun diye. İşte öyle bir şey. Ben aşkla şevkle yapılacak bir işten söz ediyorum. Sadece Ali Kırca’ya bülten yapmaktan söz etmiyorum. Her nüansa ben ruhumu koyuyorum. Belki Promedeus gibi her gün gelip sizin ciğerinizi yiyorlar o ciğer tazeleniyor; akşam biliyorsunuz kartal yine gelecek ve yiyecek. İşte ben bu kadar titizlenirken neden bu kadar titizleniyorsun bağırıyorsun diye bir de size kızıyorlar… Bu haber 379 defa okunmuştur.
|
GALERİ |
|||||||||
Pafuli.Net - Yaşam Haberleri |
|||||||||||