| |||||||||||
| Anasayfa | Haber Ara | Videolar | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | Pafuli Forum İçin TIKLAYINIZ | |||||||||||
AramaEn Çok Okunan Haberler
|
2110 yılını nasıl tahmin ediyorlar?Bilimadamları 2110 yılında yağmur yağıp yağmayacağını, İstanbul'da ya da Londra'da hava sıcaklığının kaç derece olacağını nasıl tespit ediyorlar, rapor neye göre hazırlanıyor?
Tamam, Kuzey Kutbu’ndaki buzullar eriyor, ozon tabakası deliniyor ve sera gazları atmosfere zarar veriyor da, bilim adamları mesela 2110 yılında yağmur yağıp yağmayacağını, İstanbul’da ya da Londra’da hava sıcaklığının kaç derece olacağını nasıl tespit ediyorlar ve neye göre o yıllarla ilgili yüzlerce sayfalık raporlar yazıyorlar? Artık daha az yağmur yağacakmış. Yazlar kavurucu, kışlar sıcak geçecekmiş. 2050 yılında Türkiye ısınacakmış. 2100 yılında ise Karadeniz’e daha çok yağmur yağarken Akdeniz ve Ege kuraklaşacak, İç Anadolu yani Konya ovası çölleşecekmiş. Dünyada ise küresel ısınma sebebiyle 2100 yılında buzulların büyük kısmı eriyecekmiş. Fırtınalar olacak, seller, kuraklıklar baş gösterecekmiş. Bunlar Nostradamus’un kehanetleri ya da fal değil. Bilakis bilim adamları söylüyor. Hatta bunları yüzlerce sayfalık, binlerce çizelgeli raporlara dayandırarak açıklıyorlar. Gün geçmiyor ki NASA bir rapor hazırlamasın ve geleceğe dair iklim felaket senaryosu sunmasın. Tamam Kuzey Kutbu’ndaki buzullar eriyor, ozon tabakası deliniyor ve sera gazları atmosfere zarar veriyor da, bilim adamları 100 ya da 200 yıl sonra dünyada neler olacağını nasıl biliyor? 2110 yılında yağmur yağıp yağmayacağını, İstanbul’da ya da Londra’da hava sıcaklığının kaç derece olacağını nasıl tespit ediyorlar ve neye göre bunlarla ilgili yüzlerce sayfalık raporlar yazıyorlar? Bu bilgisayara iklimi etkileyen etmenlere ait bilgiler yükleniyor; kara-deniz ve okyanuslar, havadaki su ve buhar oranı, buzulların erimesi, bitki örtüsü, şehirler, atmosfer, sera gazları, rüzgâr… Bu bilgiler ile ileri teknoloji, fizik-kimya, atmosfer bilimi, okyanus bilimi, jeoloji ve coğrafya bilimi ışığında yüksek matematik ve akışkanlar mekaniği gibi sistemler kullanılarak birtakım senaryolar üretiliyor. Bunlar film senaryosu gibi değil tabii. Çeşitli çizelgeler ve rakamlardan elde edilen verilerden oluşuyor. Bilgisayarın sunduğu bu matematiksel ve sanal bilgiler yukarıda adı geçen bilimlerin ışığında iklim bilimciler tarafından yorumlanıyor ve senaryolar oluşturuluyor. Bu çizelgeler, rakamlar ve ihtimallerin oluşturulma süreci çok uzun ve zahmetli. Yüksek teknoloji ve bilgi birikimi gerektiriyor. Hazırlanan senaryoların gerçeğe ne derece yakın olduğu hakkındaki sağlama, geçmiş dönemler içinde iklim simülasyonları (benzeşimi) ile yapılıyor. Elde edilen sonuçlar, geçmiş yıllardaki iklim şartlarıyla uyuşuyorsa gelecek dönemlere dair sonuçların da uyuşacağı öngörülüyor. Örneğin Türkiye için Çevre ve Orman Bakanlığı, TÜBİTAK ve Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nün İstanbul Teknik Üniversitesi’yle birlikte yürüttüğü Gelecekteki İklim Değişimleri raporunun sağlaması için bu yapıldı. 1960 ve 1990 yılları iklim şartları aynı şekilde tespit edildi. İklim bilimcilerin elde ettikleri sonuçlar bu yıllarda yaşanan iklim şartlarıyla uyuşunca günümüzden 2100 yılına kadar olan süreçteki iklim tahminlerinin de gerçekle uyuşacağı öngörüldü. Geçen hafta Samsun’un yaşadıkları için, iklim bilimcilerin anlattıklarına bakılırsa 2020 ve 2050 hatta 2100 yıllarında yaşanacakların küçük bir numunesi denilebilir. Zira 2100 yılında Karadeniz’de yağmurun yüzde 50 oranında artacağı ve şiddetli olacağı tahmin ediliyor. Ege, Akdeniz ve Marmara’da sıcaklığın 3-4 derece artacağı, yağışların yüzde 20 oranında azalacağı sonucuna varılmış. Doğu Anadolu’da ise sıcaklık 3-4 derece artarken yağışların aynı oranda kalacağı fakat daha çok yağmur olarak düşeceği tahmin ediliyor. Tıpkı Karadeniz gibi Doğu Anadolu’da da seller yaşanacak. Buna karşılık kesin sonuçlar olmasa da haberlere yansıdığı gibi İç Anadolu yani Konya Ovası çölleşmeyecek. Daha doğrusu bu bölgede herhangi bir değişiklik öngörülmüyor. İklim değişikliklerinin bu kadar olumsuz algılanmasının en büyük sebebini nüfus artışına ve belli bölgelerde nüfusun yoğunlaşmasına bağlayan Prof. Dr. Mehmet Karaca, hazırlamakta oldukları iklim değişmeleri simülasyonunun sonuçlarına göre ülke politikalarının değişeceğini vurguluyor. İklim değişimlerini tespit eden bu yüksek teknoloji bilgisayarlardan dünyada sadece 239 adet var. 200 tanesi Amerika’da, 239. da 2006 yılından beri Türkiye’de İTÜ’de bulunuyor. İklimi etkileyen unsurlara ait bilgiler bilgisayara giriliyor, gelecekteki iklim değişimleri simülasyonları (benzeşimleri) tespit ediliyor.
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
|
Son Dakika Haberleri |
|||||||||
|
© 1999 - 2007 Pafuli.Net Edu Ankara - LinkMetre - Ekonomik Ucuz Öğrenci Uçak Bileti Stajyap.Com Eduistanbul.com |
|||||||||||