![]() | |||||||||
| |||||||||
|
| |||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
Cinsel Bastırılmışlık !
04 Mayıs 2010, 17:22 Cinselliği ne kadar bastırırsan, diğer taraftan o kadar patlatırsın. Doğallıktan o kadar uzakta, o kadar aklımızla ve o kadar ‘’ başkalarının doğruları’’ ile hareket ediyoruz ki. Kendi içimizden gelen sesi olabildiğince bastırıyoruz. İnsan doğduğu andan itibaren cinselliğiyle var olur. Nasıl yemek yememiz, işitmemiz, su içmemiz doğumumuzdan itibaren oluyorsa, cinselliğimizde öyle şekilleniyor. O zamanlar içimizden geldiği gibi davranıyoruz, şap diye sarılıp sevdiğimiz arkadaşımızı öpüyoruz. Kendimizi küçük de olsak, birilerine beğendirmek istiyor, aynı zamanda bizde beğeniyoruz. Çocukken ilk aşkımız mahallenin bakkalı, ya da komşu teyzenin üniversiteye giden oğlu oluyor. O zamanlar beğenme ve beğenilme şeklinde olan cinsel duygularımız, büyüdükçe, kadınsı ve erkeksi duygulara dönüşüyor. Bu arada da birileri bizi uyarıyor. Kızım bacaklarını kapatarak otur, popon gözükmesin. Ya da komşunun oğlunu öyle sarılıp birden öpme, sonra ne azgın kız olacak bu derler. Erkekler bu konularda kızlara göre biraz daha şanslı, onlar erkek olduğu için her şey yapabilirler. Kızlarla gezebilir, birlikte olabilir ama evlenirken, birlikte olmadıkları namuslu ‘ kızlarla’ evlenebilirler. Bir genç kız evlenmeden önce cinsel ilişkide bulunamaz. Her ne kadar toplum içinde, örtülü kapılar ardında bu kurallar değişse ve gizli saklı yapılsa da, iyi ailelerde böyle ayıp şeyler olmaz. Peki bu erkekler, her istediğiyle birlikte olur da sonra o kızların arkasından niye evlenilecek kız değil, eğlenilecek kız diye konuşur? Bir sürü mantıksız, tutarsız, anlamsız, sonradan öğretilmiş, toplum doğruları… Doğallıkla hiç ilgisi yok tabii. Cinsellik bastırılırsa ne olur? Öncelikle, yaratılışından gelen fizyolojik yapının bir parçası olan cinselliği bastıramazsın, gizli saklı da olsa, isteyen istediğini yapar. Ama kimi zaman suçluluk hissederek, kimi zaman yanlış yollara saparak. Cinsel içgüdülerini doğallığının bir parçası olarak görmezsen, işte o zaman sonradan rahatsız olacağın deneyimler yaşayabilirsin. Ne olacağını Allah bilir. Eşcinsel ilişkiler, aile içi cinsellik, hayvanlara taciz, insanlara taciz gibi. Etrafımızdaki evliliklere bakıyorum da, birbirinden keyif almayan, tensel uyum mu, o da neymiş diye soran bir sürü insanla konuşuyorum. Tensel uyum denen şeyi çok fantezi olarak görüyorlar. Cinsel hayatlarında hiç orgazm olmadan yaşayıp ölen pek çok kadın var. Hatta çoluk çocuk sahibi olan. Baktığın zaman, evli barklı ama cinsel anlamda hiçbir şey bilmiyor. Bir zorunluluk olarak cinselliğini yaşıyor. Aile baskısıyla kocasıyla evlenmiş, başka da hiç kimseyle birlikte olmamış. Bakıyoruz kadında başka rahatsızlıklar çıkıyor, erkek karısını aldatıyor. Sorulduğunda da karısı için; çocuklarımın anası diyor. Sadece bu yani… Aralarındaki tüm ilişki bu kadar basit. Cinsellik ayıp ya da günah değildir. Doğumumuzdan, ölene dek, duygularımızın, hormonlarımızı yönettiği kimyasal bir süreçtir ve bir deneyimdir. Kendimizi tanımak adına, duygularımız ayırt etmek adına, insanlarla enerji alışverişini sağlayan, iletişimimizin bir şeklidir. Onu yok sayarak, pis görerek, ayıp diyerek, bu çok güçlü enerjiden kaçamayız. Onu ne kadar bastırmaya çalışırsak çalışalım, başka bir kapıdan yine karşımıza çıkacaktır unutmayalım. Bu haber 2745 defa okunmuştur.
|
GALERİ |
|||||||
Pafuli.Net - Yaşam Haberleri |
|||||||||